Kullanıcıların birbirleriyle etkileşimi ve katkıları ile önem kazanan web sitesi ya da uygulamalar bütününe genel olarak sosyal medya denir. Bir web sitesinin ya da uygulamanın sosyal medya olarak düşünülebilmesi için yayıncısı haricinde kullanıcılarının olması, fotoğraf, video, blog gibi paylaşımlara izin verilmesi ve kullanıcılar arasında iletişimin aktif olması gerekmekte.

sosyal medya
1997 yılında kurulan Six Degrees web sitesine sosyal ağların başlangıcı diyebiliriz. Six Degrees’in flört sitesinde ki özelliklerini genişleterek anlık mesajlaşabilme yetisini devreye sokmasıyla ve arkadaşlık listesi oluşturmayı birleştirmesiyle sosyal medyaya ilk adım atılmış oldu. 2002 yılında kurulan Friendster, sosyal ağların daha da yaygınlaşmasını sağladı.2004 yılında sadece Harvard öğrencileri için kurulan Facebook’un, 2006 yılında 80 milyon üzerinde kullanıcıya erişmesiyle sosyal medya akımı daha da canlandı. Youtube ve Flickr gibi sosyal paylaşım sitelerinin aşırı ilgi görmesiyle şirketlerin reklam harcamalarının hemen hemen yarısından fazlasının sosyal medyaya kayması sağlandı.

2004 yılında sadece Harvard öğrencileri için kurulan Facebook’un 2006 yılında 80 milyon üzerinde kullanıcıya erişmesiyle sosyal medya akımı daha da canlandı. Youtube ve Flickr gibi sosyal paylaşım sitelerinin aşırı ilgi görmesiyle de şirketlerin reklam pazarının sosyal medyaya kaydırmasını sağladı.

Sosyal medya, ardı arkası kesilmeyen ve gün geçtikçe daha da çok artan bir oranla gerçek zamanlı içerik paylaşımıyla beraber olağanüstü bir zenginlik üretiyor. İnsanların paylaştıkları içeriklerin başlıkları geçici eğilimlerle zirvede olurken kalıcılığın bir türlü sağlanamadığı görülür. Burada cevaplanmaya çalışılan tek soru eğilimlerin oluşum süreciyle birlikte kalıcılığın nasıl sağlanacağıdır. Başarılı bir kalıcılık sağlamak için belirli bir sosyal medya stratejisine sahip olmak gerekiyor bunun içinde sosyal medya stratejisinin belirlenen mevcut kişisel hedefleri ya da şirket hedeflerini desteklemek amaçlı olması unutulmamalıdır.